Kendini Bulmak gibi…

Kendini Bulmak gibi…

marininevi_kendinibulmak

Bazen bir şeyler anlatmak isteriz ama bir türlü istediğimiz o DUYGU KUVVETİNİ  hissedemeyiz. Bir şeyler lazımdır ama ne?  SOL BEYİN düşünür analiz eder, derler toplar, yan yana koyar, üst üste getirir ama hayır bir şeyler daha lazım ama ne?

 

SAĞ BEYİN  bunu fark ettiğinde işe koyulur…

 

O,  anlatmak istediğini bir şeye benzetmeye çalışır, bir koku arar, bir doku arar… Bir anı bulur, bir söz onu alır ve bir yerlere götürür. Bir müzik duyar daha önce hiç duymadığı… Notalar ona tek tek dokunur, her hücresine bir bir dokunur  ve bir derinlik içindedir. Sanki nefes almanın bir kısıt olmadığı bedende,  denizin o en derinliklerinde,  o müthiş sükunet ve renkler içinde ve  o muhteşem masmavi suyun derinliklerinde ilerlemek gibidir. Özgürlüğüne ilerlemek, yeni bir vahayı keşfetmek, hiç görmediğin renkleri görmek aklının ve yüreğinin inanılmaz derinliklerinde KENDİNİ BULMAK  gibi…

Bunu ancak sen bilebilirsin, senin duygularından ve sana özeldir bunlar. Belki de anlattığın kırmızı renginin tonunu hiç kimse daha önce görmemiştir, istediğin kadar ayrıntılı anlatsan bile karşındaki sadece kendi bildikleri ile bunu karşılaştırabilir ve o kadarını anlayabilecektir. Herkesin deneyimi KENDİNE ÖZEL  olacaktır.

Düşün bir kere önce sol beyin işe başladı sonra sağ beyin ve ikisi birlikte el ele tutuştuğunu ve bu yolculuğu birlikte yaptıklarını düşün, senin bu yolculuğa başladığın gibi… Nasıl her şey daha bir anlam kazanıyor, nasıl farklı bir derinlik geliyor. Ne muhteşem bir bedeniz, zihiniz ve ruhuz. Her gün ayrı ayrı ve defalarca hayran oluyorum yaradılışımıza ve ŞÜKREDİYORUM…

 

METAFORlar diyoruz bunlara, anlatmak istediklerimizi bize daha etkili anlatan, gözümüzde canlanmasını sağlayan ve aklımızda kalıcı olarak resmeden benzetmeler bunlar. Gerçekten hayatımızda önemli ve etkili bir yere sahipler ve çok yerde kullanabiliriz. Biraz düşündüğümüzde görebiliriz, mesela neredeyse bir sayfa süren bir yazı ile birine bir konuyu anlatabilirsin, açıklayabilirsin, tekrar ettirebilirsin… Tabii ki faydası olacaktır. Peki ya bir HİKAYE anlatırsan ona, bu hikaye tüm söylemek istediklerini ona söylese ve onun yüreğine dokunsa, renkleri gözlerini kamaştırsa, sanki bir deniz kenarında tek başına kaldığın o saatlerin İÇ HUZURunu yaşatsa, yargılamadan, karşılaştırmadan, incitmeden SENİ DÜŞÜNDÜRSE. Senin o özel ruhuna sana özel verse mesajını, söyler misin bunu nasıl unutabilirsin… Ne anlatılanı,  ne  de anlatanı nasıl unutabilirsin.. Hep hatırlarsın ve her fırsatta yeri geldiğinde bunu sen de aktarırsın,  yüzlerdeki o gülümsemeyi, kalplere dokunduğun andaki o melek seslerini,  sen de duyarsın kendi kulaklarında, YÜREĞİNDE.

 

Çok kaynağa sahibiz kullanılmayı bekleyen çok zengin KAYNAKLAR.

Hepsini bir anda ne elimize alabiliriz, ne yüreğimize, ne aklımıza. Fakat damla damla da olsa her an, her saat, her gün bunları görmek ve hayatımıza almak bize bir gün o koca kaynakları aldığımızı, kullandığımızı, nimetlerinden gani gani faydalandığımızı gösterecektir.

Yeter ki seni uyaran o sesi, o kişiyi, o müziği, o rüyayı, o dokunuşu lütfen duy, lütfen gör ve lüften ona elini uzat, göreceksin ki daha açılacak çok güzel, ışıklı ve UMUT DOLU KAPILARın olacak…

Sevgiyle ve ışıkla ol…

 

Mari C. Pektezol,

Gelişim Koçu & Enerjist

Comments are closed.
© 2019 | Copyright MarininEvi. All Rights Reserved.