Olmazsa olmazlar…

Olmazsa olmazlar…

olmazsaolmazlar

Olmazsa Olmazlar…

Verimlilik diyoruz, üretkenlik diyoruz, yaşamın içinde yoğrulup kimimiz bildiğimiz bir adrese doğru yürürken, kimimiz bekliyoruz, neyi beklediğimizi bilmeden. Kolay olan,  birinin söylediğini yapmak, ya da kim ne söyler ise direnmek, hiç düşünmeden.

Kolay olanı seçer beyin, onun doğası bu… Peki hem kolay olsa, hem geliştirse, dönüştürse Yaşam. Olabilir mi? Neden olmasın… Yeter ki;  oluruna bırakmamak gerekenleri belirlemek, sonrası ise bütünsel ilerleyecektir.

“Temel değerler” sözcüklerini duymuşsunuzdur, ben onlara “Olmazsa olmazlarımız” desem belki daha kolay olur. Hatta anayasamız, içsel kılavuzumuz. İnsanoğlunun yüzyıllardır aradığı cevap, yaşamın anlamı değil mi? Hepimiz içimizde bir yerlerde bunu soruyoruz . Bu, anlamı arama yolunda yürürken,  zaman zaman mutsuz da oluyoruz,  yanlış kararlar da alabiliyoruz. Doyumsuzluk, verimsizlik ve kayıp bir ömür hissi… Gelin bunu şimdi dönüştürelim. Nasıl mı?

Önce zaman ayırmak gerekiyor. Kendimize zaman ayırmak ve tüm bu olmazsa olmazları belirlemek.

5 ile 10 tanedir bunlar. Bunları belirlerken en önemlisi, bir başkasını düşünerek, bunu düşünsem yakışık alır mı demeden? Ayıplanır mıyım diye düşünmeden.. Tüm bunları muhakkak düşünebilirsiniz, kabul edin bu durumu sonra da “ bu benim özelim ve faydam, ne kadar dürüst olursam kendime işte o kadar mutlu bir beni yaratma yolunda doğru adımlarımı atabilirim” deyin. Kenara itin tüm ezberlerinizi, etkilenmişliklerinizi. Sadece siz olun bu çalışmada. Bakın görün nasıl akacaktır içinizdekiler, doğru bir eleme ile onları iki elin parmakları kadar belirleyin.

Belirledik yeterli mi? Hayır…

Şimdi geldik bana göre en önemli kısmına, tüm bunları tanımlamaya. Bakın görün nasıl zor bir çalışma ama güvenin sonuçların yaratacağı yepyeni dönüşüme. Sadece sabırlı olun kendinize karşı. Bu değerlerin sizin için anlamlarını tek tek özenle tanımlayın. Hiç bunu düşünmediğinizi fark etmek ilk yaşayacağınız zorlanma olsa da, yavaş yavaş bu da çözülecek.  Olmazsa olmazlarınızın sizdeki anlamlarını, içinizden geldiği gibi yazın. Sonra şöyle biraz uzaktan sanki bir başkasının yazısını okur gibi okuyun tüm tanımlamalarınızı. Size ne hissettirdiğini bu kez sadece hissedin, kulaklarınıza nasıl geliyor bu  tanımlamalar, dinleyin. Mutlu mu ediyor, sıkışık mı hissettiriyor, sınırlandığınızı mı   düşündürüyor, yoksa çok akışkan mı?  kendinizi evinizde gibi mi hissediyorsunuz. Hepsinin tek tek sizdeki etkisine dokunun, dedim ya özel bir çalışma bu, biraz zaman, biraz sabır biraz da emek… Ve şimdi iyi haber, tüm sizi yoran, durduran, enerji vermeyen tanımlarınızı şimdi yeniden düşünün, olmak istediğiniz size,  yardım mı ediyor bunlar, yoksa durmanıza mı sebep oluyor. Fark edin ve değiştirin. Yeniden yazın artık Sevgi’nin, ailenin, mutluluğun, başarının, girişimciliğin, özel hissetmenin, özgün olmanın, iyi para kazanmanın, sağlığın, neşenin vs. vs … hepsini,  sizde olan hepsini yeniden yaratın. Artık tüm bunlar sizi tanımlayan bir nevi yeni  içsel kılavuzunuz. Emeğinize sağlık, bakın değdiğini göreceksiniz, yaşayın sadece…

Değişim  tesadüfi değildir, öncelikleri belirlemek “içsel matematik oyunu”dur.

Belirlediğiniz değerler => (eşit veya büyük ) Günlük yaşamınız ise;  siz iç huzuru olan, önceliklerini belirleyebilen , yaşamınıza anlam katan bir bireysiniz.

Hatırlayın,  siz değişirseniz her şey değişir, etki etttiğiniz her şey gelişir.

Hayatınızdaki en önemli şeyleri belirleyin ve bunların,  daha az önemli olanların,  önüne geçmelerini sağlayın.

Parlatın yaşamınızı ve etki ettiğiniz tüm yaşamları.

Sevgiyle kalın.

Mari C. Pektezol

 

Comments are closed.
© 2019 | Copyright MarininEvi. All Rights Reserved.